ÖYLESİNE BİR TUTKU

14/7/2007 - aklımdan taşırdıklarım

Kategori: EGLENCE
Diyelim para biriktirmeye calışıyoruz
Elinize 20 ytl alın; her hafta köşeye atsanız
bir senede 960 ytl yapar.
bunun için ne gerekli duyamadım ne gerekli ?
evet bence de bir kumbara gerekli.
Peki bu kumbarayı bir senede patlatma şansımız % kaç
bence de %70
işte burada kitlendim.
Düşündüm, tasındım, tatlı tatlı kaşındım
olayı kökten çözdüm.
Heyecanlanmayın gençler artık para biriktirecez :=)sıkıysa biriktirmeyin.
Öyle bir kutu olmalı ki bu ; 1 sene sonraya kurulmalı zamanı gelince otomatik kendisi açılmalı bu zaman zarfı için de açmaya yeltenirseniz cızzz yani elektrik çarpacak :P böylece kutuyu asla açamayacağız:P
Bu olay sigara tabakaları içinde geçerli hani şu janjanlı sosyetik sigara kapları. Öle bir kutu olacak ki bu kendin ayarlayacaksın mesela günde 2 kes açılacak 12 de ve akşam 7 de. Aralarda yeltendiğinde ise cızz :=)

Bugün aklım devir daim yapıyor kap getirin anacım boşa gitmesin hiç biri :=) Ben genelde reklamları izlerken içimden konuşurum. Bu ne biçim reklam amacı ne ürünü mü anlatıyor yoksa kadınlarımı sergiliyor tüketicinin direk aklında kalmalı pöfff der izlemezdim asla bir daha.

Ben mesela bir şey üretmek istesem tüketicinin zihnin de mutlaka kalmalı bu. Bir marka ürettiğimi düşünün bu markanın ismine zıkkım diyorum. Ben bu zıkkımı ya içecek olarak yada sigara olarak piyasaya sunardım :P

Düşünsenize halktaki etkiyi

Abi bana bir zıkkım versene :=)

Ne içiyon oğlum

zıkkım ne olacak :=) ohooo sende mi zıkkımlanıyorsun desene

Otobüs duraklarında koca bir afiş Neden sizde zıkkımlanmayasınız :=)

Ve

insanlar birbirlerine deli gibi esperilerle zıkkımlanmadın mı halen demeye yıllar boyu devam eder ve ürünüm tavan yapardı.

Bitti mi bitmedi tabiî ki de boşuna kap getirin demiyorum burada ne kadar tehlikeli olabileceğimi sergiliyorum.

Ben tekstile atılsam mutlaka mesela paçavra diye bir marka yaratırdım.

Yırtık, pırtık pantolonlar tavan yapıyor. İran dilencileri gibi sokaklarda gezinen modeller çok onu bırakın sağlam kotu fal çata ile kesenler yeni trent şu aralar :Pp. Ee olsa, olsa bu kıyafetin adı paçavra olmalı ki anına ve şanına yakışmalı. İnanın ki evrim değiştiren ne kadar ilginç tip varsa paçavra giyip ne giyiyorsun dendiğin de PAÇAVRA tabiî ki de arkasından aha aha ha lafını söyleyebilmek için bu ürünüde tavan yaparlardı :=)

Evet bir yazımızın sonuna da burada gelmiş bulunmaktayız..

24-11-2006 tarihinden itibaren,

235 yazı, ve toplam 1982 yorum ilen

Ben crazy-mg3



Yayında ve yapımda emeği gecen set isçileri, set amirleri, ışıkçılar, ışık şefleri, kj operatörleri, rejinin eli öpülesi elemanları, montaj masasında sabahlayan kurgu çalışanları, metin yazarları, makyaj ekibi, dekor sorumluları, koordinasyon sorumluları, asistanlar, seslendirme yapanlar, resim secici kişiler adına

iyi günler efendim

İyi zıkkımlanmalar .

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - ah biz türkler

Kategori: EGLENCE

Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranan kişi tabii ki Türk’tür.
- Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanan kişi Türk’tür.


- Çayı, çay tabağına döküp içen bir Türk değil midir?

- Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp, çarpılmış arabasına üzülen kişi Türk’tür.

- Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eden Türk’ten başkası olabilir mi?

- Yemekte eti bıçakla değil, çatalın yanıyla kesmeye çalışan bir kişi görürseniz gözlerinden öpün, o bir Türk’tür.

- Kırmızı ışıkta durduğunuz için size ancak bir Türk bağırabilir.

- Otoyolda, otomobilin gaz pedalına tuğla koyup, yorulmadan kullanma fikri bir Türk’ündür.

- Ancak bir Türk, Cola’yı çalkalayıp fışkırtarak asitsiz içmeyi akıl edebilir.

- Elektonik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz hemen boynuna sarılın. Türk’tür o.

- On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini ancak Türkler gösterebilir.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - Çalışıyor gözükmenin 10 kuralı

Kategori: EGLENCE

Çalışıyor gözükmenin 10 kuralı
1- Her zaman ellerinde dokümanla yürü.
2- Bilgisayarı meşgulmüş gibi kullan! Tabii iş yapıyorum diye maillerini kontrol edebilir, chat yapabilir, hatta sevdiğin bir arabanın özelliklerini takip edebilirsin. Eğer patron yakalarsa, “Yeni bir yazılım deniyorum” mazereti genellikle çalışır.


3- Masanı kalabalık tut. Çalışma masası üzerinde ne kadar çok malzeme varsa o masanın sahibi, iş verenlere, o kadar çok çalışkan gözükür. Bu sebeple masanızda ilgili ilgisiz her zaman bir sürü şey bulundurun.

4- Sesli mesaj sistemi kullan. Gün boyu seni sürekli birileri arayarak onlar için birşeyler yapmanı isteyecektir. En önemlisi de senin internette surf ile geçebilecek zamanını çalacaklar. Bu sebeple eğer mümkünse sesli mesaj sistemi kullanmak akıllıca bir çözüm olur. Hatta cihaza “Yoğun işlerim sebebiyle şu an yanıtlayamıyorum, lütfen adınızı ve telefonunuzu bırakın, daha sonra size döneyim” mesajı yerleştirmek akıllıca bir davranış olur.

5- Sabırsız ve huzursuz davran. Eğer işverenlerin gözü önündeyken aceleci ve huzursuz davranırsan, patron sizin çok çalışmaktan gerilmişolabileceğini düşünecektir.

6- Ofisi geç terk et. Her zaman çalıştığın yeri geç terk et. Özellikle patron oradaysa ondan önce asla çıkma. Masanda bazı magazin dergilerini ya da gazeteleri oku ama sakın erken çıkma.

7- Etkileyici iç geçir. Aynı ortamda birileri varken yüksek sesle iç geçirmek, çevrendekilere son derece yoğun ve baskı altında olduğun mesajını verir. Patronlar buna bayılır.

8- Yığın stratejisini iyi uygula. Odanın kalabalık ve sürekli çalışılır bir yer olduğu mesajını vermek için sadece masanı değil, yerleri de birşeylerle doldur. Kalın bilgisayar kitapları olabilir. Özellikle patron odaya geldiğinde üzerinde kitapların bulunduğu bir koltukta kendisine yer açmanız patronun size minnetle bakmasını sağlayacaktır.

9- Kendi sözlüğünü kendin yarat. Bazı teknik terimleri öğren ve bunları özellikle toplantı zamanlarında bol bol kullan. Kimse ne söylediğini anlamayabilir ama öğreneceğin bu kelimeler patronunun gözünde minnettarlık olarak sana geri dönecektir.

10- Patrona göndereceğin yazılara dikkat et. Örneğin burada anlattığımız taktikleri arkadaşlarına gönderirken sakın patrona da gönderme!..

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - Tehlikeli madde: Kadınlar

Kategori: EGLENCE

Tehlikeli madde: Kadınlar
Element: Kadın
Sembolu: WO
Atom ağırlığı: 53,6 kg olarak kabul edilmiş olup, 40 kg'dan 200 kg'a kadar değişik çeşitleri de bulunmaktadır.
Bulunduğu yerler: Dünya gezegenindeki tüm kent ve kırsal alanlarda.


Fiziksel Özellikleri

Yüzeyi renkli film tabakasıyla kaplıdır.

Değişik sıcaklıklarda kaynar.

Bilinen bir sebep olmaksızın donar.

Özel ilgi gördüğünde erir.

Doğru olmayan kullanımlarda ısırır.

İşlenmemiş metalden, sıradan maden filizine kadar pek çok halde bulunur.

Doğru noktalara basınç uygulandığında ürün verir.

Kimyasal Özellikleri

Altın, gümüş, platin ve kıymetli diğer taşlarla büyük akrabalığı vardır.

Büyük miktarlarda pahaı maddeleri absorbe edebilir.

Bir belirti göstermeksizin kendiliğinden patlayabilir.

Sebepsiz yere çıkıp gidebilir.

Likitlerde çözünmez, fakat alkolle doyurulduğunda aktivitesi büyük oranda artar.

Bilinen en güçlü servet indirgeyici ajandır.

Genel Kullanım Alanları:

Genelde süs olarak.

Rahatlatmada büyük yardımcı olabilir.

Çok etkili bir temizleme aracı olarak.

Testler

Saf numunesi doğal halde bulunduğunda rengi parlak pembeye döner.

Daha iyi bir numunesi ile kıyaslandığında rengi yeşile döner.

Potansiyel Tehlikeleri

Tecrübesiz ellerde çok tehlikelidir.

Birden fazlasıyla ilgilenmek yasal olmadığı halde, değişik mekanlarda ve birbirleriyle direkt temasa gelmelerini engelleyecek önlemleri alarak bu yapılabilir.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - Tembelliğin anayasası

Kategori: EGLENCE

Tembelliğin anayasası
1- Unutma! İnsan yorgun doğar ve dinlenmek için yaşar.
2- Yatağını kendini sever gibi sev.


3- Gündüz dinlen ki, gece rahat uyuyabilesin.

4- Dinlenen birini görünce ona yardım et.

5- Unutma! Çalışmak yorar.

6- Yarın yapabileceğin bir işi bugün yapma.

7- Mümkün olduğu kadar az çalış ve yapman gereken şeyi başkalarına yaptır.

8- Unutma! Fazla dinlenmekten ölen olmamıştır.

9- Çalışma isteği duyarsan, bir yere otur ve bu tuhaf duygunun geçmesini bekle

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - İş İlanlarının Anlamları

Kategori: EGLENCE

İş İlanlarının Anlamları
TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN
Yapacağınız işle bir ilgisi yok ama, bu sıra herkes İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı.


ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK

O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız.

İNİSİYATİF SAHİBİ

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek..

SİSTEM OLUŞTURABİLEN

ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 78 adet prosedür var.

SORUMLULUK ALABİLEN

Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında, "valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım..." diyebilecek saflıkta olan.

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI

Bayansanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani. (Ne yaa, İsrail mi burası?)

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN

Valla geçen gün arkadaşın aklına uyup bir bilgisayar aldık ama.

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN

Altınıza bir araba vericez, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin.

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI

Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş.

İKNA KABİLİYETİ OLAN

Müşterileri kalitesiz ürünleri daha pahalıya almaya razı edebilecek.

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN

Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın.

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS MEZUNU, İNGİLİZCE'Yİ ANA DİLİ GİBİ KONUŞABİLEN, KONUSUNDA EN AZ ON YIL DENEYİMLİ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ, 30 YAŞINI AŞMAMIŞ.

Oha demeyin, aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama patron yazalım diyor, ilan havalı oluyormuş.

B SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP

Size araba vericez ama şoför vermicez. Uzun yola alışıksınızdır umarız.

TERCİHEN MUHASEBE VE / VEYA İNGİLİZCE BİLEN ( Valla gerçek !)

Şimdi sizi tam olarak nerede kullanacağımızı bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi... Hele bir siz işe başlayın.Gerisini sonra düşünürüz.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - Salaklığın tarihi

Kategori: EGLENCE

Salaklığın tarihi
Ortalama bir insanın 120 IQ'ya sahip olduğu bir dünyada, üzerinde ismi yazılı şapkasıyla soygun yapan bir inşaat işçisinin durumunu nasıl açıklarsınız: Salaklık...
Bob Fenster'in kaleme aldığı ve Aykırı Yayınları'ndan piyasaya çıkan kitapta, "Salaklığın Tarihi" anlatılıyor.



"Ünlü insanların hayatından salak anılar", "Salakça kehanetler", "Salakça icatlar", "Önlenebilir salaklıklar" gibi bölümlerin yer aldığı kitapta, insanların akılsızca attıkları bir adımın bile hayatlarına mal olabileceği dile getiriliyor.

Salaklık örnekleriyle dolu kitapta, Fransa'da gömleğindeki lekeyi çıkarmak için çamaşır makinesine bir bardak da benzin koyan adamın evini havaya uçurmasından, soygunlarında golf eldiveni kullandığı için parmak izlerinden yakayı ele veren komik hırsıza kadar pek çok ilginç örnek yer alıyor.

Kitaptaki, örneklerden bazıları şöyle:

-1964'de Pepsi'nin reklam ajansının "Canlanın, siz Pepsi kuşağındansınız" sloganı, tercümanların beceriksizliği yüzünden Almanca'ya, "Mezarınızdan diri olarak çıkın"a, Çince'ye ise "Pepsi atalarınızı mezarlarından çıkarır" olarak çevrilmişti.

-Bir inşaat işçisi Arkansas'taki bir marketi soyduktan kısa süre sonra yakalandı. Çünkü adam soygun sırasında önünde ismi yazan bir şapka takmıştı.

KELEPÇENİN ANAHTARINI BULAMADI

-Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı. Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi. Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler.

-Bir banka soyguncusu Florida'da bir veznedara şartlı tahliye kartının arkasına yazdığı soygun notunu verince yakalandı.

- Florida'da bir başka soyguncu ise parmak izlerinden yakalanınca şaşırdı. Çünkü her soygunda eldiven giymeye özen göstermişti, fakat yarım parmaklı golf eldiveni kullanıyordu.

-Ünlü İngiliz avukat F.E. Smith, bir otobüs kazasında kolu yaralandığı için dava açan ve kolunu sadece omuz mesafesine kadar kaldırabildiğini belirten bir dolandırıcıya, "Kazadan önce kolunu ne kadar yükseğe kaldırabildiğini" sordu. Adam kolunu başının üzerine doğru kaldırarak gösterince, davayı Smith kazandı.

"GİTMEYEN" ARABA

-Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek onlardan aldı. Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.

- Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı. Çünkü "Nova", İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu.

-1897'de bir matador, boğayla bir bisiklete binerek güreşmek istedi. Bundan hiç etkilenmeyen boğa, adamı bisikletiyle birlikte duvara fırlattı.

İNADI YÜZÜNDEN ZATÜRRE OLDU

-1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi.

-1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.

-Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.

ÜNLÜLERİN SALAKÇA LAFLARI

Sinema yıldızı Brooke Shields, sigara hakkında görüşlerini açıklarken, ''Sigara içmek öldürür. Öldüğünüzde hayatınızın önemli bir bölümünü kaybedersiniz'' dedi.

George Orwell'in ünlü romanı "Hayvan Çiftliği"ni geri çeviren kitap editörü, "Amerika'da hayvan hikayeleri satmak imkansızdır" dedi.

Ünlü kemancı Zubin Mehta, "Bence bir orkestrada kadınlar olmamalı. Erkekleşiyorlar. Erkekler onlara eşit davranıyor. Bence bu çok korkunç bir şey" dedi.

Washington D.C. Valisi Marion Barry şehri ile övünürken, "Cinayetler dışında en düşük suç oranına sahibiz" demişti.

18.5 MİLYON DOLARLIK İMLA HATASI

-1962'de Marine 1 adlı füze, rotayı belirleyen bilgisayar programında bir - işaretinin yanlış yere konulması yüzünden rotasından çıkınca dünyaya çarpmaması için havaya uçuruldu. Bu operasyon 18,5 milyon dolara mal oldu.

-1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yaratmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.

-Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.

-16. yüzyılda bir müzisyen kedi orgunu icat etti. Kediler rezonanslı bir kutuya konuyor, kuyrukları ise kutunun altındaki deliklerden dışarıya çıkarılıyordu. Sonra müzisyen kuyrukları çekerek orgu çalıyordu.

-Alman besteci Richard Wagner ne zaman Felix Mendelssohn'un bir eserini yönetse eldiven giyerdi. Müzik bittiğinde de eldivenleri atardı. Çünkü Mendelssohn yahudiydi.

-Clinton-Levinsky skandalından sonra Avustralya'nın Sidney kentindeki Madam Tussaud balmumu müzesinin yetkilileri Clinton'un balmumu heykeli yüzünden zor anlar yaşadılar. Ziyaretçiler şaka olsun diye Clinton'un balmumu heykelinin pantolonunun fermuarını açıp duruyorlardı. Müze yetkilileri sonunda fermuarı mühürleyerek kapatmak zorunda kaldılar.

-1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.

-1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.

-Ünlü oyun yazarı Tennessee Williams, 71 yaşında burun spreyi sıkmak için başını arkaya yatırdığında, ağzına düşen sprey kapağı boğazına takılınca boğularak öldü.

-1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.

SALAK GELENEKLER

-Viktorya İngiltere'sinde, kütüphane kurallarına göre kadınlarla erkeklerin yazdığı kitaplar, kişiler evli olmadığı sürece aynı rafta yan yana bulunamazdı.

-12. yüzyılda Avrupalılar kuşları ağaçların doğurduğuna inanıyordu.

-Binlerce yıl kuyruklu yıldızların, insanların günahlarının sıkıştırılmış hali olduğuna inanıldı.

-17.yüzyıl Avrupası'nda hapşırmak, iyi bir aileden gelmenin ve iyi yetiştirilmiş olmanın bir işareti olarak kabul edilirdi. Bu yüzden üst sınıflar enfiye çekmeye başladı.

-1600'lerde Fransa'da idam edilen katillerin kalıntılarının şans getirdiğine inanılırdı. Yanan veya kafası kesilen insanlardan kalanları didiklemek için kalabalıklar toplanırdı.

-16. yüzyıl Paris'inde popüler aktivitelerden biri, yazın ortasına denk gelen günde torbalar dolusu kedi yakmaktı.

-Bazı Afrika kabilelerinde öpüşmek insan yeme tehdidi olarak algılanırdı. Çünkü öpüşme eylemi insanlara, yılanların kurbanlarını yemeden önce yalamalarını hatırlatırdı.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - Profesyonel Terimler Sözlüğü

Kategori: EGLENCE

Profesyonel Terimler Sözlüğü
Özel ya da kamu şirketlerinde çalışanların hayatını kolaylaştıracak “Profesyonel Terimler Sözlüğü” AcılıBirbuçuk okurlarının hizmetinde.
Hemen tıklayın, profesyonel iş yaşamının inceliklerine Fransız kalmayın.
Eeee!.. Hadi tıklayın!...



Bir şirkete kozalanmak
(Koza: Tırtılın kelebek oluncaya kadar misafir kaldığı korunaklı yuva.)
Yeni mezun elemanın; askerliğini beklerken, daha iyi bir iş ararken veya yurt dışında bir master kazanana kadar düşük profilli ve sıkıcı bir başlangıç pozisyonunda çalışmayı kabul etmesi. Kelebek olur olmaz da arkasına bile bakmadan o şirketten uçması...

Leblebi Profesörü
Astları ona bir şey açıklamaya çalışırken, daha leb demeden bütün konuyu anladığını düşünüp, ikinci kelimede söz kesen, her şeyi en iyi kendisinin bildiğini sanan dinleme özürlü yönetici.

Bariyer Plânlaması
Çekirdekten yetişmiş alaylı yöneticinin, ileride kendisine rakip olabilecek zehir gibi ve eğitimli genç elemanını, "Rotasyon iyidir; satışı da öğrenirsin. Kariyerin için faydalı olur." ayaklarıyla kandırıp başka bir bölüme postalaması. Koltuğunu elinden almak amacıyla gelecekte yapılabilecek olası hamlelere karşı engel yaratması.

Hız Tümseği
En basit görevlerde bile bin bir zorluk çıkartarak işlerinizin akışını yavaşlatan kıl meslektaş.

İş İngilizcesi
Türkçe cümlelerin içine Ingilizce kelimeler serpiştirilerek konuşulan ucube şirket lisanı. Örnek, "Ebru, benim reportu final hâle getirdim; yarın birlikte review edelim mi?" Gerçek Ingilizce ile ilgisi olmadığı için, bu lisan yabancılarla iletişimde pek işe yaramaz. Az önce Amerikan aksanıyla Türkçe konuşan kişinin, böyle bir durumda aniden nutku tutulur. Kekelemelere gelir...

Pijama Yakalı
Mavi veya beyaz yakalıyken, işini kaybedip evde oturmak zorunda kalan kimse.

Menopozisyon
Sittinsene olarak ifade edilebilecek uzun bir süredir şirkette çalıştığı için işten çıkarılamayan sadık çalışanın, emekliliğini beklerken oyalandığı, yetkileri ve fonksiyonları azaltılmış pozisyon.

Kalite Çemberi
Kaliteyi iyileştirmek veya işin asıl sahiplerinin bile bulaşmak istemediği kemiklikteki sorunları çözmek hedefiyle bir araya getirilen insanların, bir dolu mesai saati ve tonla kırtasiye malzemesi harcadıktan sonra, bir tam daireyi tamamlayarak başladıkları noktaya geri dönmeleri.

Kartvizit Bebeği
Çok hatırlı kişilerden torpil getirdiği için işe alınmak zorunda kalınan, müdürlerin kendi bölümlerinde istemediği, elemanların evlilik dışı bebek muamelesi yaptığı vasıfsız kimse.

Masa Saati
Bütün gün ceketini çıkarmadan masasında oturan, mesai saati bittikten sonra ofiste bir saniye bile durmayan, suya-sabuna ve zor işlere dokunmayan kişi. Saatinizi, hareketlerine göre ayarlayabileceğiniz dakik insan...

Ego Müzesi
Üst düzey yöneticinin odasında; diplomalarını, dandik golf kupalarını ve önemli kişilerle çekilmiş resimlerini sergilediği bölüm.

Ritm Saz Tamiratı
Bilgisayar, printer, fotokopi makinesi gibi elektronik ofis ıvır zıvırından hiç çakmayan tiplerin, arıza anında bir bileni çağırmak yerine alete vurarak tamir etmeye çalışmaları.

Geyik Fırtınası
Ofis insanlarının bir odaya tıkılıp, saatler boyunca akıllarına gelen her şeyi konuştukları, hazırlık yapılmadan gelindiği için de hiçbir sonuç veya karar alınamadan biten, litrelerce çay ve kahvenin tüketildiği plânsız, programsız toplantılar. Iş hayatının yüzde altmışını oluşturan akla ziyan seanslar.

Estrojenerasyon
(Estrojen: Kadınlık hormonu)
Eğitimli, vasıflı ve ekonomik özgürlüğe sahip kadınlardan oluşan profesyonel nesil. Sağlıklı bir gelişme; kahvehaneleri andıran klâsik iş ortamlarımızın panzehiri.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - ahlaklı bir toplum

Kategori: EGLENCE

İnsan haklarına göre her insan hür olarak doğar, rengi, dini ne olursa olsun herkes birbirine eşittir.

 

Kur’an a göre savaşta yenilenler köledir, kadınlar cariyedir, ganimettir, ganimetlerin beşte biri peygambere verilmelidir. Kalanı ise müminlerindir.

 

Oysa bugün savaşlarda yenen orduların yaptıkları talanı ayıplıyoruz.

 

Niye ki?

 

Allah’ın hükümleri var. Savaş sonunda ganimet paylaşımıyla ilgili ayetler var.

 

Bence kölelik geri gelmeli.

 

Cariyelik sistemi de geri gelmeli.

 

Kadın haklarını savunan feminist (zındıklar) yazarlar ve bugünkü kanunlarımız kadına şiddete hayır diyor.

 

Neden?

 

Kur’an’a göre erkek iz bırakmadan serkeşlik yapan kadını dövebilir.

 

Siz peygamberimizin sözüne karşı mı geliyorsunuz?

 

Hakları var işte adamların. Kullanmazlarsa ne ala. Ama kullanmak isterlerse kim karşı koyabilir. Kadın serkeşlik yapıyodur ve korkutulmayı haketmiştir.

 

Hem İslamdan sonra kadın erkeğiyle ilk defa eşit hale gelmiştir.

 

Mesela bir karar almadan önce erkek karısının onayını alır. Bu ne büyük bir haktır hala görmez misiniz?

 

Dışarıda çalışma ve eve bakma işi erkeğin görevidir. Bundan güzel hak mı olur. Kadınlar zaten evde oturup tembellik etmeye bayılır. Ne güzel işte! Oturun evinizde!

 

 İnsanları kadın ve erkek olarak ayırabilirsiniz. İnsan haklarında bu şekilde bir ayırımcılık yoktur. Ama bize ne insan haklarından.

 

Kadını örtün. Türban en ideal olanıdır. Türbana alışanı çarşafa daha sonra sokabilirsiniz. Örtün ki toplumumuz ahlak sahibi olsun. Şu anda fena halde ahlaksızlık aldı başını gidiyor.

 

Aslında ben diyorum ki erkekleri eve kapatalım. Sokakta sadece kadınlar dolaşsın. Kadınlar baksın eve. Sokağa çıkan erkekler başında kadını olmadan dışarı çıkmasın. Bir bakalım belki daha ahlaklı oluruz. Lütfen bir de bunu deneyelim. Yüzyıllardır kadını örtüyoruz. Bir işe yaramadı. Şimdide erkekleri yaşarken evlere gömelim. Yaşarken örtülerin altına gömelim. şsp içirip erkekliklerinden edelim. (örtünmek sonuçta kadını kadınlıktan men etmektir. eskiden olduğu gibi kadınlarımız örtülerin altında şişko ve bakımsız olsunlar. güzel görünmek ve iltifat almak gibi güzellikleri yaşamayalım. yaradılışımıza uygun bir hayatımız olmasın. yaratılışımıza ters ne varsa din adına kabul edelim.)Sonuçta ahlaklı bir toplum için buna değer değil mi?

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

günden geriye kalanlar burada yansıyor

Kategoriler

  • BILGISAYAR DUNYASI
  • BILIM VE TEKNOLOJI
  • BLOG DUNYASI
  • CEP DUNYASI
  • CINSELLIK
  • EGLENCE
  • ERRKEEKK DUNYASI
  • GEREKLI BILGILER
  • GEREKSIZ BILGILER
  • GONUL TELIMIZ
  • HAYAT DENEN DUZENEK
  • INANILMAZ OLAYLAR
  • ITIRAFLAR
  • KADIN DUNYASI
  • KNIGHT ONLINE DUNYASI
  • KORKU yussuuuf yusuf
  • MAGAZIN flas flas flas
  • MOVIE DOWNLOAD
  • MSN MESSANGER
  • MUZIK OLMADAN OLURMU
  • ORTAYA KARISIK
  • OYUN DOWNLOAD
  • PHOTOSHOP DUNYASI
  • PHOTOSHOP FIRCALARI
  • PROGRAM DOWNLOAD
  • RESIMLI PROGRAM ANLATIMLARI
  • SAGLIKLI YASAM
  • SIIRLI RESIMLER
  • TURK TARIHI
  • VIDEOLARIM
  • VIRUS PROGRAMLARI
  • WALLPAPER DUNYASI
  • Arkadaşlarım